WEF: Küresel ekonomi ılımlı iyileşme gösterse de belirsizlikler sürüyor

“`html

Dünya Ekonomik Forumu, Başekonomistler Raporunu Yayınladı

Dünya Ekonomik Forumu (WEF), Cuma günü Başekonomistler Görünümü (Chief Economists Outlook) adlı raporunu yayınladı. Rapor, küresel ekonomik görünümde ılımlı bir iyileşme meydana geldiğini, ancak varlık değerlemeleri, artan borç yükü, jeoekonomik değişiklikler ve yapay zekanın hızla yaygınlaşmasının getirdiği fırsat ve risklerin belirsizlikleri artırdığını ortaya koyuyor.

Başekonomistlerin %53’ü önümüzdeki yıl küresel ekonomik koşulların zayıflayacağını öngörürken, bu oran Eylül 2025’teki %72’lik karamsar görünümle kıyaslandığında önemli bir iyileşme olarak değerlendirilmektedir. Dünya Ekonomik Forumu Genel Müdürü Saadia Zahidi, süreci şu sözlerle özetliyor: “Başekonomistlerin anketi, 2026 yılı için belirleyici üç eğilimi göstermektedir.”

Belirleyici Eğilimler

Bu eğilimler arasında birincisi, artan yapay zeka yatırımları ve bunun küresel ekonomi üzerindeki etkileri; ikincisi, maliye ve para politikalarında yaşanan eşi benzeri görülmemiş değişimler; üçüncüsü ise ticaretteki yeniden yapılanmalardır.

Yapay Zeka ve Ekonomik Beklentiler

Yapay zekaya odaklanan şirketlerin hisselerindeki yükseliş, ekonomistlerin görüşlerini ikiye bölmüş durumda. Ekonomistlerin %52’si, yapay zeka ile bağlantılı ABD firmalarının önümüzdeki yıl değer kaybedeceğini tahmin ederken, %40’ı değer kazanacağına inanıyor.

Kripto para birimleri konusunda ise daha olumsuz bir hava hakim. Ekonomistlerin %62’si bu varlıkların düşeceğini öngörüyor. Altın konusunda ise ekonomistlerin %54’ü, son ralli sonrası zirveye ulaşıldığını belirtiyor. Yapay zekanın getirileri sektörel bazda da farklılıklar göstermekte.

Yapay Zekanın İstihdama Etkisi

Başekonomistlerin %60’ı, Washington ve Pekin’in kısıtlamalarının devam edeceğini öngörüyor. Global ticaret ve yatırımlar, yeni rekabetçi koşullara uyum sağlarken, ABD ile Çin arasındaki ithalat tarifelerinin istikrarlı kalacağı ancak kısıtlamaların artacağı düşünülüyor. Katılımcıların %91’i, ABD’nin Çin’e yönelik teknolojik ihracat kısıtlamalarının mevcut seviyede kalacağına veya artacağına inanıyor.

Ayrıca, katılımcıların %84’ü, Çin’in kritik minerallere ilişkin kısıtlamalarının süreceğini tahmin ediyor. İkili ticaret anlaşmalarında ve bölgesel ticaret anlaşmalarında büyüme potansiyeli bulunduğu vurgulanıyor.

Bölgesel Büyüme Beklentileri

Bölgesel büyüme beklentileri arasında Güney Asya’nın öne çıktığı görülüyor. Katılımcıların %66’sı bu bölgede güçlenme beklerken, Hindistan’ın büyümesinin en büyük etken olduğunu dile getiriyor. Doğu Asya ve Pasifik için ise %45’lik güçlü, %55’lik ılımlı büyüme öngörülüyor.

ABD’nin ekonomik görünümünde de önemli bir iyileşme gözlemleniyor. Eylül 2025’te %49 olan ılımlı büyüme beklentisi, %69’a yükselmişken, güçlü büyüme beklentisi %11’de kalıyor. Çin’in görünümü ise karışık; Başekonomistlerin %47’si ılımlı büyüme, %24’ü güçlü büyüme beklerken, %29’u ise zayıf büyüme öngörüyor.

Sonuç ve Öneriler

Avrupa, en zayıf ekonomik görünüm ile karşı karşıya. Başekonomistlerin %53’ü zayıf, %44’ü ılımlı büyüme öngörüyor. Ayrıca savunma harcamalarının artacağına dair de güçlü bir görüş birliği bulunuyor; katılımcıların %97’si gelişmiş ekonomilerde bu harcamaların artacağını belirtiyor.

Öte yandan, çevresel koruma için harcamaların azalacağı ön görülüyor. Katılımcıların %60’ı, bu alanlarda harcamaların gerileyerek çoğu sektörde sabit kalacağını tahmin ediyor. Gelişmekte olan piyasalarda borç krizlerinin beklendiği ve hükümetlerin borç yüklerini azaltmak için yüksek enflasyona güveneceği öngörülüyor.

Sonuç olarak, ekonomistlerin %62’si gelişmiş ekonomilerde vergi artışlarının yaşanacağını düşünmekte. Gelişmekte olan ülkelerde ise bu oran %53’tür. Başekonomistlerin çoğunluğu, önümüzdeki beş yıl zarfında bu ülkelerde borç yönetimi için yapılandırma veya temerrütten söz edilmektedir.

“`