Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), 27 yılı aşkın süredir sürdürülebilir kalkınma alanında önemli katkılarda bulunuyor. TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, bu yıl Fast Company Türkiye tarafından düzenlenen “Sürdürülebilirlik Liderleri 50” listesine yeniden seçildi. Kırçuval, kırsalda yaşayan kadınlardan üniversite öğrencilerine kadar geniş bir kesime ulaşan sosyal etki projeleriyle öne çıkıyor.
Akfen Holding’in kurumsal sosyal sorumluluk projeleri çerçevesinde faaliyet gösteren TİKAV, bu yılki “Daha İyi Bir Dünya İçin: Karar, Denge ve Dönüşüm” temalı Sürdürülebilirlik Liderleri Zirvesi’nde ‘Sürdürülebilirlik Lideri’ ödülünü aldı. Bu ödül, Kırçuval’ın liderliğinde TİKAV’ın yürüttüğü sürdürülebilir kalkınma konusundaki çok yönlü çalışmaların bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Kırçuval, 27 yıldır gerçekleştirdiği projelerle hayatın her alanından kesimlere ulaşarak, kırsalda yaşayan kadınlardan üniversite öğrencilerine kadar farklı gruplara destek sunmaya devam ediyor. TİKAV, fırsat eşitliğini destekleyen projelerle bireylerin güçlenmesine yönelik önemli adımlar atıyor. Kadınların ve gençlerin potansiyellerini ortaya çıkaran bu projeler, bireysel gelişimin yanı sıra toplumsal dönüşümü de teşvik ediyor. Sürdürülebilirlik anlayışı, çevresel boyutun ötesinde sosyal ve ekonomik boyutlarıyla da ele alınıyor.
TİKAV, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yaşayan bireylerin fırsat eşitliğine erişimini sağlamak amacıyla geniş bir etki alanı oluşturuyor. Kırsaldaki kadınlardan eğitim hayatına devam eden üniversite öğrencilerine kadar geniş bir hedef kitleye ulaşmayı amaçlayan vakıf, bireylerin potansiyelini gerçekleştirebileceği fırsatlar yaratmayı hedefliyor. Eğitimden kişisel gelişime, toplumsal farkındalıktan sosyal güçlenmeye kadar uzanan projeler, yalnızca bireysel kazanımları değil, uzun vadede toplumsal dönüşüm oluşturma gayesiyle kurgulanıyor.
Kırçuval, TİKAV’ın 27 yıllık çalışmalarının toplumun her kesimine ulaşarak sürdürülebilir bir dönüşüm yaratmayı hedeflediğini belirtiyor. “Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, toplumsal kalkınmanın temel bir unsuru olarak ele alıyoruz. Farklı ihtiyaçlara sahip bireyler için fırsat eşitliğini destekleyen projeler geliştirmek; özellikle kadınların ve gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri alanlar yaratmak bizim için büyük önem taşıyor. Attığımız her adımda, bireylerin kendi hayatlarını dönüştürebilecekleri imkânlara erişimini artırmayı ve bu etkiyi kalıcı hale getirmeyi amaçlıyoruz. Sürdürülebilir bir gelecek, ancak bu kapsayıcı yaklaşımın yaygınlaşmasıyla mümkün olabilir,” diyerek sözlerini noktaladı.