Bir Asker İmparator Olan Roma İmparatoru Aurelian’ın Bilinmeyen Hikayesi

İmparator Aurelian beş yıllık bir süre içinde (MS 270-275) kendisinden önce gelen çoğu kraldan daha fazlasını başardı. Roma İmparatorluğunu tehdit eden tüm barbarları kovarak Tuna sınırını istikrara kavuşturdu ve Roma’yı bugün hala görülebilen devasa bir duvarla kuşattı. Kısa ama etkili hükümdarlığı sırasında para birimi, din ve yönetimde büyük reformlar başlattı. Fakat en önemlisi, imparator Aurelian, çöküşün eşiğinde olan Roma İmparatorluğu’nu kurtardı. Bu nedenle Aurelian, Restitutor Orbis ‘Dünyanın Kurtarıcısı’ olarak tanındı.

1. Aurelian, başarılı bir generalden imparatorluğa yükseldi.

Çoğu üçüncü yüzyıl hükümdarı gibi, imparator Aurelian da asker kökenli bir imparatordu. Üçüncü yüzyıl, Roma İmparatorluğu için karmaşık bir dönemdi ve, Aurelian’dan önceki kral Claudius II Gothicus vebadan ölünce bir sonraki hükümdar olma hakkı yiğit bir savaşçı ve yetenekli bir komutan olan Aurelian’a verildi. Milattan önce 270 yılının sonbaharında, birliklerin kabulünün ardından senato, Aurelian’ı Roma imparatoru olarak tanıdı.

2. Aurelian, Hannibal’dan bu yana en büyük tehlike ile yüzleşmek zorunda kaldı.

Aurelian tahta çıktığında Roma kaos içindeydi. Barbarlar imparatorluk sınırının güvenliğini tehdit ediyorlardı ve imparator olduktan bir süre sonra Aurelian, Hannibal’ın işgalinden bu yana imparatorluğa yönelik en büyük tehditlerden biriyle yüzleşmek zorunda kaldı.

271’de Germen işgalciler Po Nehrini geçtiler ve onları durdurmak için gönderilen lejyonları tamamiyle yok ettiler. Roma’ya giden yol açıktı ve bu paniğe neden oldu. Eski bir savaş komutanı olan imparator Aurelian, birlikleri bir araya getirerek işgalcileri yenmeyi başardı.

3. İmparator Aurelian, Roma sınırını istikrara kavuşturdu.

Barbarları yendikten sonra, imparator Aurelian dikkatini Ren ve Tuna nehirleri boyunca Roma sınırlarını güçlendirmeye verdi. Ancak üçüncü yüzyılın ortalarına gelindiğinde, kıyının karşısındaki Dacia ve diğer eyaletlerin barbar saldırılarına maruz kaldığı anlaşılınca İmparator Aurelian, savunulamaz olarak gördüğü Dacia’dan lejyonları geri çekmeye karar verdi.

Ancak bu, Roma’nın merkezinde bulunan Trajan’ın Sütunu ile efsanesi ölümsüzleştirilen imparator Trajan’ın Roma İmparatorluğuna dahil ettiği bir eyalet olduğu için siyasi açıdan hassas bir konuydu.

Aurelian, ilk imparator Augustus döneminden beri korunan Roma yenilmezliği fikrini korumak için aynı adı taşıyan iki yeni eyalet kurdu. Ancak Aurelian’ın Dacia’yı terk etmesi Roma’nın genişlemesinin sonunu işaret ediyordu.

4. Aurelian, Roma İmparatorluğu’nun birliğini yeniden sağladı.

Aurelian’ın en büyük başarısı, Roma İmparatorluğu’nu yeniden birleştirmesiydi. Aurelian’ın iktidara gelmesinden on yıl önce imparatorluk birçok parçaya bölünmüştü. Roma’daki meşru imparatorun yanı sıra batıda bağımsız bir Galya imparatorluğu vardı, Doğuda ise Kraliçe Zenobia, Palmiren İmparatorluğu’na hükmetti. Aurelian’ın lejyonları önce Doğuda Zenobia’yı yenerek Mısır üzerindeki kontrolü yeniden sağladı ve hayati öneme sahip ipek yollarını ele geçirdi. Ardından Aurelian, Galya İmparatorluğunu yenerek birliklerini batıya götürdü.

5. Ayrıca Roma’nın ünlü antik duvarlarını da inşa etti.

Barbarları İtalya’dan kovduktan sonra Aurelian, imparatorluğun daha iyi korunmaya ihtiyacı olduğunu fark etti ve Roma’yı devasa bir duvarla güçlendirmeye karar verdi. 19 kilometre uzunluğunda ve 6 metre yüksekliğindeki Aurelian surları, Roma’nın yedi tepesinin tümünü, Campus Martius’u ve Trastevere bölgesini çevreliyordu. 

O yüzyılların en büyüğü olan bu devasa mühendislik başarısı, Roma’yı gerçek bir kale haline getirdi. Duvarlar, 19. yüzyıla kadar Roma’nın ana sınırları olarak kalacaktı. Bugün hala Roma’yı ziyaret ettiğinizde görmeniz mümkün.

6. Aurelian büyük bir reformcuydu.

Roma’nın sayısız düşmanını yendikten sonra, İmparator Aurelian Roma İmparatorluğunu yönetmeye odaklanabilirdi. Aurelian, Roma vatandaşlarını mutlu etmek ve imparatorluk başkentinde düzeni sağlamak için halka dağıtılan ücretsiz yiyecek miktarını artırdı, taşıma ve dağıtım sistemini yeniden düzenledi ve imparatorluk sikkelerindeki gümüş para miktarını artırarak para sisteminde reform yaptı.

Daha da önemlisi, imparator darphanelerini Roma’dan uzağa, sınırın yakınındaki stratejik bölgelere taşıyarak maaşın ordulara kolayca ulaşabilmesini sağladı.

7. Hristiyanlığın temelini attı.

Aurelian’ın günümüz için en önemli başarısı, tamamen farkında olmadan gerçekleştirdiği bir başarıdır. Birçok zaferinden cesaret alan Aurelian, Roma panteonuna bir güneş tanrısı olan yeni bir tanrı tanıttı: Yenilmez Güneş Sol Invictus. Tek tanrılı bir inanç olan Sol Invictus’un ortaya çıkışı, daha sonra Hristiyanlığın kabulünü kolaylaştırdı. Ayrıca Sol Invictus’un doğum günü, Hazreti İsa’nın da doğum günü olan 25 Aralıktır.

8. İmparator Aurelian’ın trajik ölümü ve bıraktığı miras.

Büyük zaferlerinden ilham alan İmparator Aurelian, Crassus döneminden beri Roma’yı rahatsız eden bir düşmanla yüzleşmeye karar verdi. Fakat Aurelian hiçbir zaman İran’a ulaşamadı. Doğuya giderken, küçük bir Bizans kasabası yakınlarında İmparator Aurelian kendi askerleri tarafından öldürüldü. Aurelian’ın ani ölümünün ardından birleştirmek için çok uğraştığı Roma imparatorluğu tekrar kaosa sürüklendi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir