Ateşkes anlaşmasının ardından, birçok kişi savaşın gerçek kazananının kim olduğunu merak ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan ateşkesi kendi “zaferi” olarak nitelendirdi. Trump’ın danışmanlarından Savaş Bakanı Pete Hegseth ise, “İran bu ateşkesi bizden yalvararak istedi” şeklinde açıklamalarda bulundu. Ancak bu ifadeler, İran’ın kimseye yalvardığı izlenimini vermiyor. Aslında, Pakistan ve Çin’in yoğun çabalarıyla gerçekleşen, bazı koşullar altında kabul edilen bir ateşkesten bahsediyoruz.
İran’ın Birleşmiş Milletler Temsilcisi, BBC’ye yaptığı açıklamada, ateşkesin ardından ABD’ye güvenmediklerini belirtti. Bu durum, İran’ın bir “yalvaran” ülke imajını çizmiyor. Her iki ülke, bu geçici ateşkes sonrası savaşın galibi olduklarını iddia etseler de, ortada belirgin bir zafer yok. Ancak, iki ülkenin stratejik hedefleri ve çıkarları birbirinden oldukça farklı olduğundan, kendilerini kazanmış saymaları mümkün.
İran, hedefleri arasında bulunan rejim değişikliğini gerçekleştirememesi ve ABD’nin Körfez’deki askeri varlığını vurmasına engel olamaması nedeniyle Trump’ın zafer iddialarını geçersiz kılıyor. Öte yandan, İran’ın İsrail’i hedef alabilmesi ve enerji yollarındaki üstünlüğünü koruması, ona “zafer” algısı yaratıyor. Ayrıca, daha önce büyük protestolarla sarsılan İran rejiminin güçlenmesi de bu algıyı destekliyor.
ABD, birçok hedefini gerçekleştiremediği için herhangi bir zafer kazanmış değil. İran’ın ise tek bir hedefi vardı: Direniş göstermek ve çatışmanın merkezini dışarıya taşımak. Bu hedefe ulaşmayı başardığını görüyoruz. İran, küresel enerji piyasalarını istikrarsızlaştırarak ve ABD’nin müttefikleriyle olan ilişkilerini zorlayarak bu stratejiyi uyguladı. Bu durum, ABD için yeni stratejik yükümlülükler doğurmuş ve Avrupalı müttefikleriyle arasını açmıştır. Ayrıca, ABD’nin kullandığı zor mühimmatlar, Tomahawk ve Patriot gibi, ikamesi zor mermilerin tükenmesine yol açtı.
Hürmüz Boğazı’ndaki ticaretin durdurulması, petrol ve gaz fiyatlarının yanı sıra temel gıda maddeleri üzerinde de fiyat artışlarına yol açtı. ABD’deki benzin fiyatları, 2022’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Bu durum, Trump yönetimi için bir siyasi sorun oluştururken, aynı zamanda ABD’nin ekonomik durumu açısından da ciddi bir risk teşkil ediyor. ABD, Güneydoğu Asya’dan Avustralya’ya ve Avrupa’ya kadar gaz, gübre ve petrol fiyatlarındaki ani artış nedeniyle büyük sorunlarla karşı karşıya.
Tüm bu gelişmeler, eğer bir kazanan varsa bunun İran olduğunu gösteriyor. Savaşın kazananı, her zaman en güçlü silahlara sahip olanlar değil, iyi bir strateji geliştirenler oluyor. Ateşkes süresi boyunca savaşın galibi İran’dır. Ancak ateşkes bozulduğunda neler olacağını görmek için beklemek gerekecek.